Pokémon Go’nun yaratıcısı Niantic, oyunu geçen yıl satmasının ardından yapay zeka dünyasının en çok konuşulan alanlarından birine, world models (dünya modelleri) teknolojisine yöneldi. Niantic Spatial’ın baş teknoloji sorumlusu Brian McClendon’a göre bu teknoloji, metin yerine görsel girdilerle çalışan ve fizik kanunlarını simüle edebilen dijital ortamlar üretiyor. Alandaki hareketlilik yalnız Niantic’le sınırlı değil; Wayve, Odyssey ve World Labs gibi şirketler de milyarlarca dolarlık yatırımla bu yarışa dahil oldu.
Robotlar ve otonom araçlar nasıl etkilenecek?
McClendon’a göre world models, robotların fiziksel olarak hareket etmeden veya hedeflenen ortamda bulunmadan pratik yapmasına olanak tanıyor. Sistem, milyonlarca simülasyonu art arda çalıştırarak robotu belirli bir alanın koşullarına göre eğitebiliyor. Bu yaklaşım, pahalı ve zaman alıcı saha testlerine olan ihtiyacı azaltma potansiyeli taşıyor.
Otonom araç tarafında ise İngiliz şirket Wayve öne çıkıyor. Şirketin baş bilim insanı Jamie Shotton’a göre Wayve’nin world modeli, kısmen araç içi dashboard kameralarından toplanan görüntülerle besleniyor. Wayve başkanının iddiasına göre bu teknoloji, tehlikeli yol koşullarını ve güvenli olmayan senaryoları gerçek dünyada karşılaşmadan simüle ederek otonom sürüş sistemlerinin gelişimini hızlandırabilir. Bu iddialar henüz kesinleşmiş sonuçlar değil, şirketlerin kendi değerlendirmelerine dayanıyor.
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Yatırımlar ve oyun sektöründeki etkisi
Alandaki para akışı dikkat çekici boyutlarda. Odyssey CEO’su Oliver Cameron’ın şirketi bu teknolojiye odaklanırken, Meta’nın eski baş AI bilim insanı Yann LeCun, kurduğu Advanced Machines Intelligence girişimi için milyar doların üzerinde fon topladı. Stanford akademisyeni Fei-Fei Li’nin 2024’te kurduğu World Labs ise bu yıl AMD tarafından 8 milyar dolardan fazlaya satın alındı. Ayrıca Tencent, video oyunları için kendi world models altyapısına yatırım yapıyor; bu da teknolojinin yalnız robotik ve otomotivle sınırlı kalmayacağını gösteriyor.
Niantic’in bu teknolojiyle hangi somut ürünleri hayata geçireceği henüz netleşmiş değil. Buna karşın sektördeki genel beklenti, 2027’nin ev robotikleri ve otonom araçlar açısından kritik bir dönüm noktası olabileceği yönünde. Türkiye’de bu alana özel bir yatırım veya uygulama henüz duyurulmadı, ancak otonom sürüş ve robotik teknolojilerindeki global gelişmeler yerli şirketler ve araştırmacılar için de referans noktası oluşturabilir. Rakip yaklaşımlar arasındaki rekabet, önümüzdeki yıllarda world models’in hangi sektörde ilk somut meyvelerini vereceğini belirleyecek.
Kaynak: Wired




YORUMLAR
(0)